« Önceki ::

"Aşkın Hikayesi"

Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.

Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.
Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.
Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.
Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş.
Zenginlik, "Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.
Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. "Kibir, lütfen bana yardım et!",
Kibir "Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş.
Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: "Üzüntü, seninle geleyim."
Üzüntü "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var."
Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış.
Aşk, birden bir ses duymuş. "Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."
Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş.
Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş:
"Bana yardım eden kimdi?" Bilgi "O, Zaman'dı" diye cevap vermiş.
"Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk.
Bilgi gülümsemiş:

"Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir"

 

Yorum (28) Yorum yaz!

Hayal Bu Ya!

Aralasam gözlerimin pusuna bürünmüş penceremi usulca sokulur musun geceme..?
Dönsem yüzümü rüzgara..
Çeksem bana sunduğu kokuyu,"seni" taa içime..
Islansa dudaklarım özleminin akıttığı gözyaşlarıyla..
Silüetin canlanıp siler mi parmak uçlarıyla..?
Sokulsam usulca koynuna..
Nefes almaya korkarak dalsam gözlerine..
Hiç kıpırtısız,heykele dönüşmüş bir bedenle gidersem özlemimi..
Susmasan..
Hep konuşsan..
Anlatsan bana beni..
Sendeki hikayemi..belki de bizi..
Usulca haritasını çıkarsam yüzünün parmaklarımla..
Küçük buselerle teyid etsem çıkardığım her adresi..
Ve sen olsam..Sendeki ben olsam..
Senin olsam..
Damarlarıma doldurduğum sen ile uzasa gece..
Biriktirdiğim kelimelerimi döksem bir bir..
Toplasan benden dökülenleri..alıp yüreğine yerleştirsen..
Tıpkı hep hayal ettiğim gibi..
Şımarsam azıcık ama fazlasıyla seni şımartsam..
Öpsem..Koklasam..Sımsıkı sarsam..
Yetinmesem gördüklerimle aksam içine nefesinle..
Sen olsam..
Ah sen olsam..
Başkaldırsam herşeye yaşananlara inat..
Dimdik dikilsem mazinin önüne..
Kazısam hiç olmamış gibi..
Yok etsem..
Dolaşırken parmakların saçlarımda kondurken küçük buselerini omuzuma mayışsam..
Sımsıkı kilitlediğim gözlerimde oluşturduğum hayal dünyamızda kanatlansam..
Seni de sürüklesem peşimden konduğum her buluta..
Sek sek oynasak elele..
Gülsek.. Eğlensek.. Çocuk olsak birlikte..
Sonra sen yine bir anda büyüyüp bastırsan sıkıca göğsüne beni..
Nefesimi kessen..
Ürpersem hissettiğim teninle..
Uzun iç çekişlerle kokunu çeksem ciğerlerime..
Huzur olsan..Huzurum olsan..
Canıma katasım var seni yine..
Hadi kat kokunu rüzgara yolla bana..
Ya da daha iyisi gözlerimin içine bakarak uzat elini..
Huzur ol sana müptela ruhuma..

Yorum (7) Yorum yaz!

**ÇANAKKALE DESTANI**

Bakmakla bilinmez kıymetim/kadrim
Her karşı toprağım kutsaldır benim
Uğruma binlerce şehitler verdin
Al kanla yazıldı tarih defterim

Vurulup koynumda yatan yiğidim
Kıyamette elbet sana şahidim
Bu vatan uğruna gitti gençliğin
Göklerden verildi rütben şehidim

Vatan bir cehennem gibi yanıyor
Dünya bizi mağlup olmuş sanıyor
Suskun duran millet bir uyanıyor
İttifaklar Mehmetçiği tanıyor

Kahramanlar burda çoktur seçilmez
Şehitlik şerbeti kolay içilmez
Bir nefes anında umman geçilir
Bilinir ki Çanakkale geçilmez

Burası Türklerin ebedi yurdu
Her Mehmet bir tabur düşman vurdu
Böylece tüm dünya şanın duydu
Yedi Düvel mecbur selama durdu

Dinle beni dinle anla ey gencim
Yiğitler koynumda artar direncim
Atanın yazdı takvime göre
Seninle akranım ben de çok gencim

Huzurla şad olsun ruhu atanın
Pişman oldu soyu bana çatanın
Sonsuza dek sana kutsal vatanım
(Bu)Övünç binlerce kefensiz yatanın

Ey gencim ecdadın bedel ödedi
Uğratma namerdi yurduma dedi
Üzme sen Ata’nı incitme emi

Görevi ilahi bilincindendi
Şöhreti saygıyla söylenip geldi

Yorum (2) Yorum yaz!

sEN bİLİRMİSİN!!!

Sen bilirmisin için kan ağlayarak mutluluk maskesiyle dolaşmayı,
Sen bilirmisin kalabalık içinde yalnızlığı ve çaresizliği,
Sen bilirmisin o senin olmadığı için her sabah güneşin doğmaması için tanrıya yalvarışını,
Sen bilirmisin sevdiğin aklına geldiğinde sol yanının sancımasını,
Sen bilirmisin hiç durmadan kanayan sevda yarasına tuz basmayı,
Sen bilirmisin dermansız dertler diyarında muhabbet hapis yatmayı,
Sen bilirmisin bu aşk iletinden kurtulmak için çabalayıpta kurtulamamayı,
Sen bilirmisin canından ayrı kaldığın günlerin zindan geceler gibi acı verdiğini,
Sen bilirmisin aşkın için sevgin için herşeyi göze alıp mücadele edip savaşmayı,
Sen bilirmisin uğrunda herşeyini feda edeceğini sevdiğinin ellere gidişini,
Sen bilirmisin gelecek için birlikte kurduğunuz hayallerin bir bencillik uğruna yıkılmasını,
Sen bilirmisin o böyle mutlu diye sevdiğini ellerle paylaşırken sessiz kalmayı,
Sen bilirmisin kavuşmak için tek çare olduğuna inanıp AZRAİLLE bile dost olmayı...

Yorum (2) Yorum yaz!

Seni Sevmenin Onuruyla Sana Gelmek !

                                          ne yana gitsem sensin vardığım . sevmek böyle oluyormuş. dur durak bilmeksizin bütün gidişlerimde yüreğime koyduğum, göğsümün ince sızılarında adını anımsadığımsın. varlığında bile özleyip,anlatamamak, lal olmakmış seni sevmek...
ne yana gitsem sensin vardığım. sana kurup bütün saatleri üç vardiya seni sevmek... kimsenin bilmediği zamanları yaşayarak, yalnızken seninle, seninleyken yine seninle... hastalanmakmış sevmek.
bir delilik durumu. aklın,mantığın coşması, görünce yüreğin dört nala koşmasıymış sevda...sevda tüm ozanların bin yıllardır yazmaya çalıştığı ortak şiirin adı, kimsenin yazamadığı...
ne yana gitsem sensin vardığım. dünyanın en büyük ve kutsal uğraşlarından biriymiş sevmek...madencinin güneşe ulaşınca yüzüne vuran gülüş, kömür tozunun gözlerine çektiği kalemmiş sevda. korkuyu yok eden, gönül köprülerinde Deli Dumrul gibi ak güvercin kılığındaki Azrail’le karşılaşmakmış sevda... ve ömür bağışlamak , sevgiliyi bir gün daha fazla yaşatmak için...

ey sevgili! yolculuklarımın nedeni; bugüne kadar kaç kişi,kaç kez bağırdı acaba? EY SEVGİLİ.! bin yıllardır kaç kişi aradı seni...? sen bütün sevdalıların aradığı güzel, insanlığın yürekten yüreğe bıraktığı paylaştıkça çoğalan duygunun sahibi, ne yana gitsem sensin vardığım.
seni düşünüyorum...yalnız seni. gece yarılarında. tam anımsayamadığı sınav sorusunu çözmeye çalışan, öğretmenlerinin gözüne girmeye çalışan öğrencinin telaşı ve heyecanıyla düşünüyorum gözlerini. tüm utangaçlığımla yürekliliğimi harmanlayarak düşlerimde ...ne yana gitsem sensin vardığım...
her şeyden, herkesten vazgeçmeyi göze alıp, anlık ayrılıklarına katlanamadığımsın. uğrunda ölümü göze alıp, hepten uzaklaşmak, hiç görememek korkusuyla direndiğimsin. yazdığım mektupların,şiirlerin özüdür ellerinin sıcaklığı. sana ulaşmak için en ince ayrıntılarıyla karşılaşma planları kurarak bütün yolları ayak izlerinin bulunduğu yollara çıkarmakmış sevmek... karşılaştığımız sokaklara karşılaştığımız günlerin adını vermekmiş sevmek...
ne yana gitsem sensin vardığımsın. eriyip kalıba girmekmiş sevda... sevda senin ateşinde gönüllü yanmak, yangınları körükleyerek, dudaklarından dökülen tüm sözcükleri özenle toplayıp dudaklarımda saklayarak, sürgünlere yatıp dolaşmakmış tüm denizleri...

ey sevgili! adındır yolculuklarımdaki rotam...
çoğulluğumsun tüm zamanlarda. bilmediklerimi öğrendiğim ve öğrendiklerimi öğrettiğimsin. ömrümdeki tüm sevdaların toplamısın yüreğimde. saçlarının dalgasında serinlerken aynalara öykündüm, çiçeklere,balıklara ve kuşlara öykündüm. öykündüm sevdiğin ne varsa...bakmadan ne olduğuna... bilsen bir bilsen... tüm dillerde sevda şiirlerini biriktirip sana vermek istedim ayrı kaldıkça. ayrılma korkularına kapıldıkça... en bilinçli anlarımda duygularımı öne çıkaran yüzün izleğimdir. insanlığımı bulmamı sağlayan sevdandır. karşı konulamaz, anlatımsız duygularla seviyorum seni.. yazmaya, çizmeye, söylemeye çalıştıkça karmakarışıklaşıyor belleğim...tüm bildiklerimin yetersiz kaldığını görüyorum sana sevdiğimi anlatmakta... biliyor musun?
en iyi yazdığım şiirlerimde bile bir eksik kaldı kuşkusuyla, en iyisi sana gelmek,.. bildiğim sevda türkülerini söyleyerek, çocukların, genç kızların, genç erkeklerin, yüreği genç olanların eskimemiş, kirletilmemiş duygularından derlenmiş sevda şiirlerini yazarak duvarlara, seni sevmenin onuruyla sana gelmek...sende kendime gelmek...çünkü ne yana gitsem sensin vardığım...

 

Yorum (7) Yorum yaz!